Kamulaştırmasız El Atma Davalarında Zamanaşımı

KAMULAŞTIRMASIZ EL ATMA DAVALARINDA ZAMANAŞIMI
Özel mülkiyette bulunan bir taşınmazın tamamına veya bir kısmına, kamulaştırma yetkisine haiz bir kurum veya kuruluş tarafından, yasal bir yetkiye dayanmaksızın kalıcı bir şekilde el konulmasına ‘’kamulaştırmasız el atma ’’ denilmektedir. Bu özel mülkiyetin sahibi özel şahıs veya şirket olabileceği gibi kamu kurumu veya kuruluşa da olabilir.
Kamulaştırmasız el atmadan söz edebilmemiz için kamulaştırma yetkisine haiz bir kurum veya kuruluş tarafından ancak kamu yararı için el atılmış olmalıdır. Bu el koyma, yasal bir yetkiye dayanmamalıdır.
Anayasa (md 36),temel haklardan olan mülkiyetin hakkını yasal güvence altına almıştır. Özel mülkiyette bulunan taşınmazlara idare (kamu kurum ve kuruluşları)ancak kanunda öngörülen uygun kamulaştırma yaparak ve bedelini peşin ödeyerek ya da İmar Kanununa göre imar uygulaması yaparak bedel ödemeksizin en fazla %40’ a kadar el konulabilir. Bunun dışındaki tüm kalıcı nitelikteki el koymalar kamulaştırmasız el koyma niteliğindedir.
Yine kamulaştırmasız el atmadan bahsedebilmemiz için, el atmanın geçici olmaması gerekmektedir. Bir taşınmazın geçici; olarak toprak dökmek, araç park etmek ve geçici deprem konutu yapmak gibi nedenlerle idare tarafından kullanılmış olması, kamulaştırmasız el atma sayılmayacaktır.
Kamulaştırmasız el koymadan dolayı mülkiyet hakkının kullanamayan özel mülk maliki ne yapabilir?
–Bununla ilgili özel bir yasal düzenleme yoktur. Bu konuda genel hükümler uygulanacaktır. Ancak bu genel hükümler uygulanırken yargıda çelişkili kararlar verilince, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu bir karar vererek konuyu çözüme kavuşturmuştur. Buna göre; kişi idare aleyhine el atmanın el atmanın önlenmesi davası açabileceği gibi, bu eylemli duruma razı olduğu takdir de, taşınmaz malın değer karşılığının verilmesini isteyebilmektedir.
Kamulaştırmasız el koymada zamanaşımına ilişkin hukuk sistemimizdeki ilk yasal düzenleme 08.11.1983 tarihinde yürürlüğe giren 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 38.maddesi yer almıştır. Kamulaştırma Kanunun 38. Maddesinde ; ‘’Kamulaştırma yapılmış ancak işlemleri tamamlanmamış veya kamu hizmetine ayrılarak veya kamu yararına yönelik bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmaz malın malik, zilyet veya mirasçılarının taşınmaz mal ile ilgili her türlü dava hakkı 20 yıl geçmekle düşer ve bu süre taşınmaz mala el koyma tarihinden başlar! ’’hükmüne yer verilmiştir.
Kamulaştırma Kanunu’nun 38. Maddesinde yer alan 20 yıllık süre doğrudan doğruya hâkim tarafından dikkate alınması gereken ve zamanaşımı gibi kesme ve durma hükümlerine bağlı olmayan ve hakkın özünü ortadan kaldıran (hak düşürücü) bir süredir.
Anayasa Mahkemesi 10.04.2003 tarihinde kararı ile Kamulaştırma Kanununun 38. Maddesini Anayasaya aykırı bularak iptal etmiş, iptal kararı. 04.11.2003 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Böylece, bir mülke kamulaştırmadan el atan idareye karşı her zaman dava açılabileceği yasal hale gelmiştir.
Kamulaştırma Kanununun 38. Maddesinin Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile bu madde yürürlükten kalkmıştır. Anayasada, kazanılmış hakları ve hukuksal güvenliği ortadan kaldırıcı ya da toplumun adalet anlayışını zedeleyici sonuçlar doğmasından kaygı duyulması nedeniyle, iptal kararlarının geriye yürümezliği ilkesi kabul edilmiştir. Böylece hukuksal ve nesnel alanda sonuçlarını doğurmuş bulunan durumların iptal kararlarının yürürlüğe gireceği güne kadarki dönem için geçerli sayılması sağlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>